Siz de acaba damar tıkanıklığı olan 20 kişiden biri misiniz?


Periferik arter hastalığı ya da damar tıkanıklığı olarak bilinen hastalıkta damar içinde kalınlaşan bir tabaka damarı daraltır ve tıkanmasına sebep olarak bacaklara oksijenli kanın gitmesine engel olur. 

Bir çok hasta uzun mesafeleri artık yürüyememesini yaşlılığına bağlamaktadır. Ancak bir çoğunda altta yatan bir damar hastalığı olabilir. 50 yaşını geçmiş her 20 kişiden 1’inde periferik arter hastalığı olduğu açıklanmaktadır. Bu hastalar ciddi kalp rahatsızlığı ve inme için de adaydır.

Yaş ortalamasının artması ile hasta sayısı da giderek artmaktadır.

Periferik Arter Hastalığı nedir? Atar damarların iç yüzeyinde plak adı verilen bir tabakanın oluşması ile başlayan bu hastalıkta damar giderek daralır ve bacakların beslenmesini ve oksijenlenmesini sağlayan kanın geçişi kısıtlanır. Böyle olunca yürürken bacaklara yeterince kan gitmeyince bacakta veya baldır bölgesinde ağrı meydana gelir. Tipik olarak bu ağrı belirli bir mesafede ortaya çıkar ve 5-10 dakikalık dinlenme ile geçer, ancak aynı mesafeyi yürüyünce tekrar ortaya çıkar.

Sigara tüketicilerinde bu hastalığı 4 kat daha fazla rastlanmaktadır. Yüksek kolesterol, hipertansiyon ve şeker hastalığı diğer risk faktörleridir. 

Tanı nasıl konulur?

İnsanların çoğu kalp hastalıkları hakkında bir hayli bilgiye sahip olmasına ragmen damar hastalıkları toplum arasında fazla bilinmemektedir.

Yol yürürken durup dinlenme ihtiyacı, ayak veya bacaklarda soğuma veya renk değişikliği, bacak kıllarında azalma, tırnak büyümesinde yavaşlama, ayak veya parmaklarda yara gibi bulgular damar hastalığı şüphesini uyandırmalıdır.

Damar cerrahınız size muayene edip tanıyı koyacaktır. Tanıyı derinleştirmek için bazı ileri tetkikler yapıp sizinle tedavi seçeneklerini değerlendirecektir.

Tanı seçenekleri nelerdir?

Tedavinin ana prensibi kan akımının sağlanmasıdır. Bazı ilaç tedavilerinin yanı sıra yaşam koşullarının düzenlenmesi çok önemlidir.

Cerrahi bypass ameliyatı eskiden beri uygulanan bir yöntemdir. Ancak günümüzde başarıyla uygulanan anjiografik yöntemler hastalara büyük konfor sağlamaktadır. Hastalar anjiografik yöntemler sayesinde kısa sürede ayağa kalkabilmekteler. Anestezi ihtiyacı duyulmayan bu uygulama damar cerrahları tarafından başarıyla uygulanmaktadır.